Ana Sayfa » Samimi Denemeler

Samimi Denemeler


Yazmaya başladım en olmadık zamanda,o yüzdendir ki sanki hiçbir şey üzerine düşünmemiş tamamen taze düşünceler üretme çabasındayım.
Televizyonu hiç açmıyorum artık televizyondan haz almıyorum,klasik müzik açtım ve zihnimde uçuşan düşüncelerin fazla sıkıştığını ve beni panik haline soktuğunu fark ettim.
Hiç hayatın içerisine karışmıyorum,sebebini pek bilmiyorum benliğimi zımni tutma çabası içerisindeyim.Peh! sanki hazineler yatıyor ya içeride.

 Dur bir dakika!
Çok pesimist bir başlangıç oldu.Dışarıda araba sesleri ve yan odamda bu ülkeye ait olmayan bir bayanın yalnızlık çığlıkları geliyor kulaklarıma ve sadece dinliyorum,hep dinliyorum!.
Kulaklarım sağır olsaydı ya veya gözlerim kör olsaydı daha iyi olur muydu?.
Tüketmek arzusu var içimde sanırım insanın yaradılışında var bu;yemek,çay,su,abur cubur,amaçsız alışveriş,sekste bir tüketim bence;hormonların insanın duygularına yüklediği arzu.
Evet bunu tüketiyoruz,hayatı tüketiyoruz!.
Salaş avare bir yaşam gerekir kendilik için, gerisi yönlendirmelerden ibaret galiba.Çünkü,insanların bizden istedikleri kendi istediklerimiz oluyor bir zaman sonra.

Durgun bir güne hareketli düşünceler fazla geliyor ve taşıyor kabından yeterince boşalmadan dolan cümleler.

Gazetede savaş çığlıkları yükseliyor ve bu bence yeterince insana göre.İster istemez aklın takılıyor"insan insanın kurdudur"diyen J.Jack Rousseau abimize.

Neden böyleyiz? Biz hep böyle miydik? yoksa zamanla kendimizi bu hale mi getirdik?

Yaşamın ve insanların doğruluğunu tartışmıyorum.Sadece olması gereken üzerine biraz daha düşünülmesi gerektiğinden bahsediyorum.
Hayat bu kadar akışına mı bırakılmalı? Hep hayatın akarken elinden kayıp gittiğinden bahseder insanlar bu acizlik midir?
Kendine karşı bu kadar pervasız olmamalı insan,hayat yüce bir değer değil midir?hiç mi kutsallığı yoktur?
Hayat kesinlikle güzel,hayat kelimesini genel bir kavram olarak tanımlıyorum aslına bağlı kalarak.Her insanın kendi hayatı,her hayat kendi dünyasını barındırmaz mı zaten?
En son ne zaman sadece tekrardan yaşamı ve insanları değerlendirmek için sokağa çıktınız?yeni insanlar tanımaya çalıştınız?
O herkesin kendine özgün dünyası bunu yapmadan nasıl ortak bir paydada buluşacak ki?
Sanırım biraz kilo aldım pantolonum göbeğimi sıkmaya başladı ve bu beni rahatsız ediyor.Kalkıp üzerime rahat bir şeyler giyeceğim.
Oburluğun insanı ahlaksız yaptığı kanısındayım çünkü kendini böyle görsel ve fizyolojik zarara uğratmak hem kendine hemde elindeki en büyük değerlerden birine yani insana ihanetten başka bir şey değil.
Eve hapsolmuş insanlar yaptıkları sadece yemekten ve internetten keyif alamaya çalışmak.Çok mu açık yazıyorum?fazlamı samimi söylediklerim?
Herkes kendine değerler kümesi belirlemeli sadece dini değerler yeterli değil zira ekonomik sistem takvaya izin vermez bu yüzden biz en iyisi hadi kendi değerlerimizi belirleyelim.
Önce sabah kalkar ve lavaboya uğrarız ısrarla kendimize aynada 1 dakika kadar bakmalıyız çünkü neye benzediğimizi hatırlamak şekli davranışlarımızı daha sağlıklı kılar.
sonra kesinlikle sağlam bir kahvaltı yapmalıyız neden mi? doktorlar öyle söyler ya,daha enerjik ve dengeli bir hal alırız.
Kahvaltı yaparız ama bunun için masayı düzenlemeli,görsellik ve hijyene dikkat etmeliyiz.Nede olsa bizler değerli varlıklarız değerimiz kendimize kattığımız bu değerlerden gelmiyor muydu yoksa?
nasıl oturulacağı,nasıl kalkılacağı,nasıl giyin ileceği.Neyse çok fazla uzatmayayım bunları kendinde bulabilir ve hayatın içerisine sokabilirsin.
Bu temel faydaları bir araya getirince kendini hayatın bir yerine sokuşturmaya başladığını göreceksin.Belki bu sana mutluluk verebilir veya ara sıra haz almanı sağlayabilir.
Sadece huzur istiyorum diyen insanlar biliyorum.Kesinlikle haklılar,etraflarındaki her şey insanı huzursuz eder hatta bu anlık huzursuzluklar değildir huzursuzluğa programlar insanı.
Ve şimdi istiyorsan git evinde hiçbir şey yapmadan otur.Oturamazsın! çünkü dışarıda güzel arabalara binen güzel kızlarla gezen ve toplumun beklentilerini karşılayan yığınla insan vardır.
Bu kendini aciz ve değersiz hissettirebilir.Peki evde oturarak bir şeyler yapamaz mısın? Hayır yapamazsın! ben şuan bir şeyler yazıyorum ya onu da yapamazsın.
Çünkü herkes bir şeyler yazmaya çalışıyor.Sözde entelektüeller kendilerini kanıtlamak için her görüşü basamak olarak kullanırlar bu"yazan ve düşünen"insanlar için yeterli olmayacaktır bu tipteki yazılar.
Sakın yazmayın çünkü ortalık giderek sayfalar çöplüğüne döndü,sakın yazmayın çünkü yapacak daha iyi işler bulabilirsiniz derler ve yazarlar.
Hep iri ve atletikti vücudum ama yüreğimi çelimsiz hissettim çoğu zaman,okumadan düşünceni geliştiremezsin düşünceni geliştirmeden kitap yazamazsın ve düşünce bu yolla hep kendine ihanet eder.
Kimse doğrusunu aramaz alışmışızdır hep hazır düşüncelere başvurmaktan.Ha birde bunları okuyup anladığımızda sanki kendimiz bulmuşçasına haz ve mutluluk duyarız.
Ne kadar acizce.Oturup düşünerek sadece kendi çıkarımlarını yaz.Ne olduğunu veya olabileceğini illaki başkalarının söylemesi gerekmez,otur ve kendine anlat.
Ağzım kurudu çay doldurup geleyim.Gerçi demleme değil çok tadı olmuyor ama şimdilik idare edebilirim.Kesinlikle çay gibi çok tüketilen şeylere talep arttıkça daha kalitesiz üretim oluyor.
Malum,yoksa bu nüfustaki insan oğlunun isteği nasıl yerine getirilecek.Üretmek sanattır ve büyüleyici bir tatminlik yaratılmak isteniyorsa kesinlikle klasik müzik gibi olmalı
üretim,gözümüzü kapatıp sadece içinden geldiği gibi ve temel kurallar eşliğinde işe büyü katmak gerekir ve bu dünyayı çok daha güzel bir hale getirir.Kadın gibi aslında ne istediğini
bilmeyen ama zaten ne istemesi gerektiği hiçbir zaman belli olmayan bir yaratılışta olmalı.
Makineleştik;bizler her gün fizyolojik zihinsel olarak gelişen ve düşüncelerinin
birikimi artan yaratıklarız,bunların standartlarının ucu açık olmalı.Böyle olursa eğer ister istemez ileriye gidecektir.

0 yorum:

Yorum Gönder